2 Eylül 2009 Çarşamba

İzmit ...


Selamlar Blog Alemi...

Malumunuz üzere yine tembellik aşamasını çok uzatmışım... Aslında blogum 3 haftadır sorunluydu. Yorumlar kısmı falan açılmıyordu, ben herkeste öyle sanıyordum saftirik olarak sonradan hatanın benim blogda olduğunu öğrendim. Sonuç olarak şuan çok şükür düzeldi. :)

*****

Bu yazıda Haziran ayında (21.06.2009) yapmış olduğum İzmit gezisinden bahsediyim...

İzmit'e gitmemizin sebebi; üniversiteden arkadaşımız olan zat-ı muhterem Betül'ün yani Betüş'ün yaklaşık 2 senedir başımızın etini yemesidir... Sonuçta Zehoş'la gitmeye karar verdik. Sabahın köründe hangi trene binsek te erken gitsek diye kaç saat plan yaptık. Sonuçta 9 daki trenin en uygun olduğunu düşündük -ama kaç saat sonra- :)

Zehoş Hanımın ille seninle aynı istasyondan binelim trene demesi üzerine zaten macera başlamış oldu... Sabah gelmen zor olur geç kalırız falan filan dememe rağmen yok ille birlikte aynı yerden olsun dedi. Ki vazgeçirmek elden değil. Haliyle istasyon bana yakın olduğu için ulaşımım kolaydı. Ama yine de yaklaşık yarım saat önce istasyonda hazır bekliyordum. Biletlerimizi her ihtimale karşı alıp bekleyeyim ne olur ne olmaz diyerek oturdum, etrafımda koşturan insanları kulağımda müzik eşliğinde izlemeye devam ettim. Zehoş Hanıma da sürekli "Hangi duraktasın?" " Geç kalıcaksınnnnn! " gibi panik cümlelerini yollamazsam içim zaten rahat etmezdi :)


Zehoş'un otobüs şoforü ile muhabbete geçmesi, "Abii yetişir miyiz?" cümleleri sonucunda trenin gelmesine 2 dk kala geldimmmm diye mesaj attı. İşte can alıcı nokta burası! Koşarak yanına gittim çünkü bilmiyordu. Beni görmesiyle bastı çığlığııı.... "Koş Zehoş tren geldiii... Çekilinnn tren kaçıcak... Müsade eder misiniz yetişmemiz lazımmmmm..." diye alt geçitteki tüm kişilere çarpa çarpa çok şükür yetiştik... Yetişmiştik ama 15dk kendimize gelemedik. Trene kendimizi atar atmaz biraz nefes alıp öyle oturduk. Herkes uyurken biz gülme krizindeydik. Eminim biz trenden inince herkes Ohhhh Beee demiştir. :)

Ve ve ve sınav zamanlarında trenle okula giderken ki biletlerimizi Zehoş saklamıştı. Daha önce bir kaç tanesini hacılamıştım, evde duruyordu. Ama Zehoş cüzdanında taşıyormuş onlarında fotosu olmadan olmazdı :)


Ayrıca trende çok artistlik fotolarını çektim Zehoş'un, ama sır onlar :p Yakınlaşınca Betüş'e haber verdik az kaldı iniyoruz diye. Gel görelim ki biz İstanbul'dan geldik hanım kızımız evinden istasyona gelemedi!.. Neyse ki götürdüğü ferah yerde kahvaltı eşliğinde sohbet etmemiz sonucunda kendini affetmiş bulunmaktayız. Gerçi o kadar tabaktakini yedim mi? Tabii ki hayır! Çünkü benim kahvaltı saatim değildi... :(


Gelelim az İzmit'i anlatmaya... İzmit'in meşhur caddesinde (ki öyleydi diye hatırlıyorum) birazcık bana Sakarya'yı andırdı. Güzel bir şehir... Hele ki Çakma Boğaz Köprüsü olan Üst Geçitlerine bayıldım... Özellikle yürüyen merdivenin ve asansörün olması çok akıllıca... Takdir ettim. Keşke İstanbul'da da öyle olsa :) Mümkün olduğunca parklarının içinde küçük tahtadan köprüler vardı. Onlarda çok hoş duruyorları. Ne yazık ki biz hiç köprü görmemişiz gibi tüm fotolarda biz varız... Hiç tek küçük köprüleri çekmemişiz :(



Sahil kısmı da çok güzel ve sakindi. Genelde parklar var oturma alanlari, yeşillik... İnsanın içini açan cinsten :)) En azından ben beğendim...



Pazar günü olmasından dolayı dışarıdaki tüm masalarının dolu olup püfür püfür havada kahvaltı yapan kişilerle dolu olan Marina Cafe'ye gittik. Burası da tam kafa dinlenilecek yer... Ses yok, manzara var, ortam rahat... Hava sıcak olduğundan dolayı ve de kahvaltımızı yapmış olduğumuzdan dolayı sadece serinlemek bize yeticekti. Dumansız Hava Sahasını destekleyen biri olaraktan sadece şekil olarak güzel çıktığı için sigara fotografını yayınlıyorum. Yoksa ben karşıyım :) Bardakların fotosu da hoşuma gitti, sanatsal gibi olmuş oldan yer işgal edicekler :)





Bir gün sonra gitmiş olsaymışız fuar varmış. Şansımıza hazırlık aşamasındayken gittik. Ama kalabalık değildir bu konuda şanslıyız bence, rahat rahat gezdik... (İçeri giriş maceramızı anlatmayayın çünkü güvenlikteki adamı kekledik :p )



Fuarda lunapark vardı, oyy oyy süperdi. Hava çok sıcaktı yoksa çıkasım gelmezdi oradan :( Bir de lunaparkın içindeki çöp kutusunu çok sevdim. Ne kadar tatlı bir çöp kutusudur öyle :)Burada da küçük gölet (sanırım öyle bişi en azından tam olarak neydi bilemiyorum :S ) vardı. Yanı başında yürüyüş yerleri, çocuk parkı ve sessiz sakin oturup kendinizle kalabileceğiniz banklar...





Büyük bir alandı fuar alanı. Çadırlardan oluşan alışveriş bölümleri vardı. Güneşin vurmasıyla çadırın bu kadar basık, havasız ve aşırı sıcak olduğunu bilmiyordum. Aman Yarabbim o nasıl bir sıcaktırr? Ama sıcağı unuttuk çünkü içeride bir sürü ilgi çekiçek şeyler vardıı :)



İşte fuar alanında bir tane tek köprü çekmişiz. İşte bunlardan bir sürü varrrrr :)


Hatta küçük mekanlarda farklı aktiviteler bölümleri mevcuttu. Örneğin; karikatür, vs...


İzmit'e gitmişken alışveriş merkezine uğramadan gelmek ayıp olur diye orayıda keşfettik. Hangi mağaza olduğunu unuttum ama vitrinindeki bu çanta ve çiçek çok ilgimi çekti. Güzel bir dekor olmuş.



Sıcakta çok gezmemizden dolayı artık birazcık oturup dinlenmek ve son vakitleri geçirme vakti gelmişti. Yine sahilde bir sürü armut koltukların olduğu çay bahçesine gittik. En rahat koltuğa ben oturmuşum ne şanslıyım ama ikiside beynimin etini yedi! Hiç rahatımı bozar mıyım kardeşim, o kadar yürümüşüm yorulmuşum, rahat koltuğa oturmuşum, serin bir yerde oturuyorum daha ne istiyim ki :)


Son olarak klasikleşen ayakkabı fotomuzu ekleyeyim.


Epeyi uzun oldu ama idare edivericeksiniz. Başınızı şişirdik efenim :)

7 Yorum:

tugbatugba dedi ki...

süpper bir gezi olmuşşş... bende sizinle eylendim :)))

Hâlet-i Ruhiyem dedi ki...

O çakma boğaz dediğinden Samsun'da da var :)
Birde ne ucuzmuş orası Eminönü'de karükatür çizdirmesi 10 lira orda 5 lira :)

YaKaMoZ dedi ki...

ne guzeldii yaaaa :) nısana yıne gıderız:P bu arada ne cok sıkayet etmışın benm gbı cıcı bı kızı yaaa (A)

zanzara dedi ki...

ya ben şeyyyyy yeni okumaya başladım da blogunu,şeyyy merak ettim ya :P "zehoş" nedemek neyin kısaltması :D öldüm meraktan,en yakın tahminim zehra ama:P

Elif dedi ki...

Zanzara; yorumunu okuyunca cok guldum :D Ve hemen senin merak ettigin kisi olan Zehos'a yani ZEHRA'ya mesaj attim, blogu okudugun uzere onun haberi olmadan olmaz ille malzeme cikarmamiz lazim da kendimize :P :D

Sanirim merakini gidermisizdir. Aferin tahminin dogruymus :p

YaKaMoZ dedi ki...

ayy ınsanın adı da merak edılr mı ayol ayoll aaa :D:D

Keiko~ dedi ki...

Çok güzel kareler yakalamışsın :D